“Tayyip Erdoğan “AKPM Kararını Tanımıyoruz” Peki Şimdi Ne Olacak?

“Tayyip Erdoğan “AKPM Kararını Tanımıyoruz” Peki Şimdi Ne Olacak?

“Tayyip Erdoğan “AKPM Kararını Tanımıyoruz” Peki Şimdi Ne Olacak?

Türkiye 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından yaşanan gelişmeler sonrası AKPM tarafından demokrasi liginden düşürüldü. İktidar kanadı karara çok sert tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘siyasi’ olarak nitelendirdiği karar için “Tanımıyoruz” dedi. Peki Ankara’nın kararı tanımama hakkı var mı? Ya da Avrupa, AKP’lilerin savunduğu gibi bu tavrı sadece Türkiye’ye karşı mı takınıyor? İşte tüm bu soruların yanıtları…

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) 45’e karşı 113 olya Türkiye’yi tekrar denetim sürecine almasına ilişkin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan ilginç bir açıklamada geldi.

İngiliz Reuters haber ajansına mülakat veren Erdoğan, “siyasi” olarak nitelendirdiği karar için “Biz zaten böyle bir kararı tanımıyoruz. İstedikleri kadar böyle bir kararı almış olsunlar çok da büyütmüyoruz, bu karar alınmıştır, geçmiştir” dedi.

Avrupa’da insan hakları destekleme kuruluşu Avrupa Konseyi’nin (AK) yürütme kolu olan AKPM’de AK’ye üye ülkelerin temsilcileri bulunuyor. Türkiye ise 324 üyeli AKPM’de 10 AKP’li, 5 CHP’li, 2 HDP’li ve 1 MHP’li üye ile temsil ediliyor.

Bugün medyada yer alan haberlere göre; 2 HDP’li üye dışında Türkiye’den Strasbourg’a giden temsilcilerimizin tümü tasarıya karşı oy kullandı. Parlamento’daki Macar, Gürcü, Azeri ve Ukraynalı siyasetçiler de blok halinde Türkiye’ye destek verdi.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Peki şimdi ne olacak? AKPM ‘denetim süreci’ne tekrar alınan Türkiye hakkında 2018 yılında yeni bir rapor hazırlayacak ve varsa sağlanan gelişmeleri inceleyecek. Dün alınan kararla birlikte Ankara Yönetimi’ne 35 maddelik bir ev ödevi de verildi.

Türkiye bu süreç içerisinde, temel insan hakları, yargı bağımsızlığı ile ifade ve basın özgürlüğü bağlamında, AK üyesi olmaktan kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirirse, tekrar bir sonraki aşama olan “denetim sonrası diyalog süreci”ne terfi ettirilecek.

Burada kısaca AKPM’nin denetleme komitesinden bahsetmek gerekiyor. Bu yapı, AK üyesi ülkelerin en yüksek demokrasi ve insan hakları standartlarına ulaşmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin yükümlülük ve taahhütlerini takip eden denetim komitesinin dört süreci bulunuyor.

1- Tam Denetleme Prosedürü: Türkiye’nin 2004’te terfi ettirildiği ve dün tekrar geri alındığı bu süreçte, iki raportör denetime alınan ülkelere düzenli ziyaretler düzenliyor ve yetkililerle diyalog kuruyor. Bu kapsamdaki ülkenin kaydettiği ilerlemeleri ve sorunların hakkıyla değerlendirildiğini garanti altına almak için genel kurul tartışmaları yapılıyor. Bu süreçte Türkiye ile birlikte Arnavutluk, Ermenistan, Azerbaycan, Bosna Hersek, Gürcistan, Moldova, Rusya, Sırbistan ve Ukrayna bulunuyor.

2- Denetleme Sonrası Diyalog: İlerleme kaydeden ülkeler, sınırlı sayıda meseleyle ilgili olarak yoğunluğu daha düşük bu sürece terfi ettiriliyor. Bu pozisyonda, Bulgaristan, Dağlık Karabağ ve Makedonya bulunuyor. Türkiye de dünkü karara kadar bu kategoride yer alıyordu.

3- Dönemsel Değerlendirmeler: Avrupa Konseyi’ne üye diğer tüm ülkeler, yaklaşık 5 ila 6 yıllık süreçlerde bu prosedüre tabi tutuluyor. AK’ye karşı üye bir ülkenin yükümlülük ve taahhütlerini ne kadar yerine getirdiğine dair genel bir değerlendirmeye varmak için Avrupa Konseyi’nin tüm bölümlerinden bilgi alınıyor. Bu süreçte 33 ülke bulunuyor.

4- Siyasi Krizler: Komite herhangi bir ülkede spesifik bir sorun çıktığında demokratik kurumların işleyişine ilişkin rapor hazırlayabilir.

BU TAVIR SADECE TÜRKİYE’YE KARŞI MI?

Bu sorunun yanıtı doğrudan hayır! Örnek çok uzakta değil… Amaçları arasında insan hakları, hukukun üstünlüğü ve çoğulcu demokrasi ilkelerini korumak ve güçlendirmek ilkeleri bulunan AK, Polonya’da geçen yıl yapılan yasal değişikliklere çok sert tepki göstermişti.

Avrupa Konseyi’nin anayasal konulardaki danışma organı Venedik Komisyonu, “Parlamento’ya aşırı güç ve yargının üzerinde yürütme yetkisi” verdiği gerekçesiyle değişiklikleri eleştirmişti.

Hatta Polonya Başbakanı Beata Szydlo, Avrupa Parlamentosu’nda Anayasa Mahkemesi’nin yargılama usûllerini değiştiren, kamu radyo ve televizyon yöneticilerinin hükümet tarafından tayin edilmelerine ve görevden alınmalarına imkân tanıyan yasaları savunmak zorunda kalmıştı.

AB’nin yürütme organı Avrupa Komisyonu da Avrupa değerleriyle uyuşmadığı gerekçesiyle yapılan değişikliklerle ilgili soruşturma başlattı.

(SÖZCÜ)

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Yandex.Metrica